Follow by Email

24 Nisan 2015 Cuma

With Love...

Well, sometimes your palms get itchy… Do some imaginary things with your fingers unwittingly… Then something comes to your hand and you start playing with it… No idea what it will become. Yet what will become something has an idea of what will become. So that happened… I say myself for a while that I should do something. Mental fatigue I had. Everything’s gonna be fine, I guess, when my hands create something. One day, we hit the road of Kemeralti to find some dolls for Şule’s family-constallation-study. We found a set… As we were talking about the dolls by imagining our wishes, I told “actually it can be made by hands”, and Şule asked a quesiton which opened me a mind door: “Why don’t you make then?”  My itchy palms and fingers purled as water knows its way. A joy
Hatçe
captured me deep inside, and I visited shops to buy some material. When I got home, “Hatçe” grew out of my hands… A smile captured my face. I hold “Hatçe” in sight nowadays, when I got blue she makes me smile, everytime… Gives me joy…

From then on the dolls made me lose track of time... I am given shoddy and wool by my sister, mother and Gülser, the materials flourished. At every shoddy that comes from my mother and sister there is an old time history.

Their lengths are changing between 10 cm and 3 cm. Even if I want, cannot make any same. Each of them comes out with their own smile and posture. I’m trying to make them stand on their feet and it gets beter every day. I’m sure there is an easy way but I choose this one... They are like life, you cannot know what wrong is. I learn new things withouts making the same mistakes again and again. Each learning makes me feel good… Stories comes out of me while I was making. Next thing is someone comes out of the story...

Bookmarker
And so came out the bookmarkers… First came out Little Red Riding Hood for Judith… In time some come out too. They don’t tell me when they’ll arrive. When it’s time, they open a door in my hand and take a step forward… Then travell to other houses or hands, to find their own stories, to get a role in somebody’s stories.

I have strings, clay, shoddy and chenilles at hands… I cannot hold my hands and those who want to come out…
My mind runs itself into something, what it gets birth I don’t know…
It’s like a journey.

And being on a journey is good...

Sevgi'yle...
Lovely...

23 Nisan 2015 Perşembe

Kitap Ayraçları

Severim her kitap için ayrı bir ayraçım olsun...
Bu sefer hamurla,telle ve kumaşla kaplı geliverdiler ...
Aynından bir tane daha olur mu? Emin değilim...Kumaşı seçiyor bedenleri...Saçını, duruşunu...
Ben ne desem boş o kendi istediğini oluyor... Siz de okuduğunuz kitabın kaldığınız yerinden size el eden bir ayraç isterseniz skosaner@ttmail.com adresinden iletişim kurarak sipariş verebilirsiniz.

Satışta Olanlar;
KA-03

KA_02




















Şu ana kadar doğan ve yerini bulanlardan örnekler;

Judith
Şenkal
Ferda
AYR-01
EKİN
TOPLU

TOPRAK VE SU

DÖRTLÜ
GEZENTİ
YONCA
BSA-01

BSA-02
BSA-03

BSA-04

BSA-05

BSA-06
BSA-07

BSA-08

BSA-09

BSA-10



Aşk'la...

Hani bazen avucunuzun içi kaşınır kaşınır...Parmaklarınızla hayali şeyler yaparsınız farkında olmadan...Sonra elinize bir şey geçer başlarsınız onunla oynamaya...Ne olacağına dair bir fikriniz yoktur.Hayata geçmek isteyeninse ne olmak istediğine dair bir fikri vardır. İşte böyle oldu...Bir süredir elimle bir şey yapmalıyım diyordum...Zihnim yorgundu çok..Elim işlerse sanki karışıklık düzene girecekti...Bir gün Şule'ye aile dizimi çalışması için bebek aramaya düştük Kemeraltı yollarına.Bulduk bir set...Şöyle olsaydı derken "Ya yapılabilir birşey bu aslında" dediğimde Şule "Neden yapmıyorsun?" sorusuyla bir kapı açıverdi bana. Uzun süredir kaşınıp duran avuçlarım, parmaklarım sanki birden nereye akacağını bulan su gibi çağıldadı...İçimde bir neşe o dükkan senin bu dükkan benim içim kımıl kımıl malzeme alıp eve geldiğimde gece yarısı "Hatçe" doğuverdi ellerime...Yüzümde bir gülümseme...Gözümün önünde tutuyorum şimdilerde "Hatçe"yi içim bunaldığında beni gülümsetiyor her seferinde... Neşe veriyor bana...

O günden bu yana bebekler saat, zaman kavramını unutturdu bana... Kardeşimden, annemden, Gülser'den artık kumaşlar, yünler geliverdi zenginleşti malzeme...Annemle kardeşimden gelen her parçada bir geçmiş zaman hikayesi gizli...

Boyları 10 cm.ile 3 cm. arasında değişiyor. İstesem de aynından bir tane daha olmuyor, her biri kendi bakışıyla, gülüşüyle,duruşuyla geliveriyorlar. Ayakta durabilmeleri için denemeler yapıyorum her geçen gün daha iyiye doğru gidiyor. Daha kolay yolları vardır eminim ama ben böylesini seçtim...Hayat gibiler neyin yanlış olduğunu denemeden bilmiyorsun. Aynı hatayı yapmadan yeni şeyler deneyerek öğreniyorum...Her öğrenme iyi hissettiriyor... İçimden masallar akıyor yoğunlaşmış çalışırken...Bir bakıyorum o masalın içinden biri çıkıp geliveriyor elimden...


Kitap ayraçları da böyle çıkıverdi...Önce Judith için bir Kırmızı Başlıklı Kız geliverdi...Başkaları da geliveriyorlar arada... Ne zaman geleceklerini haber vermiyorlar...Zamanı geldiğinde elimden  bir kapı açıp giriveriyorlar içeri...
Başka evlere, ellere doğru da yolculuğa çıkıyorlar sonra. Kendi hikayelerini bulmaya,başkalarının hikayelerinde bir rol oynamaya...

Elimden teller, şöniller, kil, kumaş akıp gidiyor bugünlerde... Elim yetişemiyor çağıldayarak akanlara...
İçim bir şeye akıyor, ne doğuracak ben de bilmiyorum...
Bir yolculuk gibi...
Yolda olmak güzel...